Haydi bir
şarkı söyleyelim hep beraber.
Saçlarında yıldız, avuçlarında yasemin olsun.
Kaçan kaçsın...
Kalanlara selam olsun...
Haydi, bir tatlı huzursuzluk almaya gidelim bu isyandan...
Dikenli tellere ay’ın şavkı vursun...
Görelim kaç yıldır göremediklerimizi...
Kıralım zincirlerimizi...
Meydana çıkalım...
Gürül gürül çıkalım...
Gümbür gümbür yağalım...
Saray Denktaş’ın...
Meydan bizimdir!
Haydi bir şarkı söyleyelim hep
beraber...
Gözlerinde parçalanmamış bir Kıbrıs, alnında pırıl pırıl bir gelecek
olsun...
Yakalım bütün kötü günlerimizi bu meydanda...
Kaç kişi öldüyse güzel günler için bu diyarda, onların ruhu da şad
olsun...
Haydi bir tatlı huzursuzluk almaya gidelim bu isyandan...
Öyle yüksek sesle söyleyelim ki şarkılarımızı, domdom kurşunu bile
bastıramasın sesimizi...
“Vurun ulan vurun, ben öldükçe yaşarım” diyenler gelsin bu meydana...
“Ben esir değilim” diyenler gelsin...
Bir ırmak gibi taşarak bendini yıkmak isteyenler gelsin...
Gelin...
Herkes gelsin...
Kıralım zincirlerimizi...
Meydana çıkalım...
“Yetti be yetti” diye bağıralım...
Saray Denktaş’ın...
Meydan bizimdir!
Haydi bir
şarkı söyleyelim hep beraber...
Yüreğinde bir çocuk, cebinde bir revolver olsun...
Cebimizde çocukluk günlerimizden kalan bir hatıra, albümlerimizde
siyah-beyaz fotoğraflar da olsun...
Dolaşsın aramızda Fazıl’ın, Ayhan’ın, Ahmet’in, Kutlu’nun ruhu...
Mesarya bize aksın, biz Mesarya’ya...
Dudaklarımızın değmediği tek bir pınar kalmasın bu diyarda...
Bu kasvet, bu hüzün dağılsın...
Saz ve buzuki ile girelim akşamlara...
Vuralım kendimizi aşka ve Kıbrıs şarabına...
Çıkalım meydana...
Gürül gürül çıkalım...
Gümbür gümbür yağalım...
Saray Denktaş’ın...
Meydan bizimdir!
Haydi bir
şarkı söyleyelim hep beraber...
Dudaklarında kırmızı bir gül, boynunda mersin dalları olsun...
Bağışlasın bizi bunca yıl ihmal ettiğimiz zeytinler...
Bundan sonra buralarda ne Türk, ne Rum zaferi olsun...
Olursa bir zafer Kıbrıslıların olsun...
Trodoslar da bizim işte, Beşparmaklar da...
Yırtık haritayı dikmekten yorulan eller aksın bu meydana...
O kutsal ayetlere barış dualarını katanlar aksın...
Öyle yüksek sesle çağıralım ki şarkılarımızı, tank sesleri bir daha
bastıramasın sesimizi...
Dağlar bize ulaşsın, biz dağlara...
Yakalım bu meydanda o sarayın ne kadar fermanı varsa...
Bize güven arttırıcı önlemler değil, okyanuslar kadar derin bir aşk
lazım...
Şiirler lazım bize, tüfekler değil...
Şiirlerle, şarkılarla kıralım zincirlerimizi...
Şu elli yılın kirinden arınalım...
Meydana çıkalım...
Gümbür gümbür yağalım...
Soralım:
-Kimdir be bunlar kimdir?
Saray Denktaş’ın...
Meydan bizimdir!
Şener Levent (AFRİKA
GAZETESİ 25 Aralık 2002)
|