0000
Türkçe
Gugon Du Bodiri Tepesininin bir başka açıdan görünümü.
Türkçe
Büyükler İlkokulu. Burası 10-12 yaş grubu çocukların gittiği okul binası idi. Ne yazık ki bu bina da köydeki birçok binalar gibi yıkılmaya terk edilmiş. Turuncuya boyatılması bir başka çirkinlik.
Türkçe
Hasan, bir zamanlar köyün güzel bir eğitim yuvası olan bu binaya uzun uzun baktı. Sanırım o da benim gibi özlem ve acı ile karışık duygular yaşadı bu yapıya bakarken. Neler geçmedi içimizden...Çocukluk yıllarımız, acı tatlı anılarımız. Sol yanda görünen okulun su içtiğimiz çeşmesinden geriye kalan.

Bu binanın arka kısmında geniş bir oyun sahası vardı. Burada sahneler kurulur köylünün beğenisini kazanan piyesler oynanırdı. Piyeslerin yanısıra okul koroları şarkı ve türküler, dans grupları da gösterilerini sunarlardı. İlkokulun beş ve altıncı sınıfında iken oynadığım oyunlardaki rolümü unutma  korkularımı bir an için tekrar yaşadım buralarını gezerken.

Lurucina Türk Gençler Ocağı sonraları Akıncılar Gençlik Kulübü adını alan köy kulübü de her yıl bu bahçede başarılı tiyatro geceleri düzenlerdi. Kulübün müsamere gecesi okulun müsamere gecesinden biraz farklı idi. Perde aralarında taklitler yapılır, fıkralar anlatılırdı. Türkçe ve Rumca her iki dilin ustaca karışımı bir dille yapılan taklitler, anlatılan fıkralar köylüyü bir hayli güldürür, eğlendirirdi.

Gerek öğrencilerin gerekse kulübün senede bir kez yaptığı bu etkinlikleri köylüler övünç, büyük bir ilgi ve beğeni ile izler, günlerce bunlardan bahsederlerdi.

Tiyatro oyunlarına bir örnek olarak Lurucina TÜrk Gençler Ocağı'nın 1942 yılında sahnelediği "Meşale" adlı piyesi gösterebiliriz.

Önemli not: Köyümüzde oynanan piyeslerle ilgili resimleriniz varsa, gönderirseniz sevinirim.

Türkçe
Dersliklere, öğretmen ve müdür odalarına açılan ön kapının üst bülümü. Binanın yapım tarihi eski Türkçe olarak yazılı olduğundan yapım tarihini öğrenemedik.
English
Another view of Gugon Du Bodiri Hill.
English
This was a school for children between the ages of 10-12. Unfortunately it has not been looked after and will soon collapse. It had also been painted in orange colour which made it looked very ugly.
English
Hasan stopped and looked at this building which was once the centre of educating and enlightening the children. I am sure he felt the same way I did; a mixed feeling of nostalgia and sorrow. On the left you can see the ramain of the school fountain we used to drink water from.

I remembered my lovely  childhood years I spend here. I remembered how nervous and excited I had been with the fear of forgetting my lines when performing in school plays which used to take place as an end of academic year activity.

The school playground was used as an open air theatre for school plays.

Along with plays, school choir and school dancing groups used to put their shows too.

Village youth club also used to stage their plays at this 'open air theatre'. Youth club evenings were slightly different. In addition to plays, during the intervals some people used to go on the stage and either show their ability as a mimic or as a joker. Mimics and jokers often cleverly mixed both the Turkish and the Greek languages in order to be funnier. Villagers used to find all these mimics and jokes very amusing and entertaining.

Villagers used to watch these activities with great pride, interest and admiration and talk about them for many days.

An important note:
If you happen do have any photos about the school or youth club plays, I'll be very happy if you please e-mail them to me.

English
The top part of the front door to the school building. The date built was written in Old Turkish (Arabic?) so we were unable to find out the date this building was built.

 

0000
Türkçe
Yukarıda resmini gördüğünüz okulun hemen yanından çekilmiş bir resim.
 
Türkçe
Bu kahve eskiden Faik'in kahvesi diye bilinirdi. Şimdi Hüseyin Kaplan'a(Gusella) aittir.
Türkçe
Bir zamanlar küyün kahvelerinin onündeki köy meydan diye bilinen yerden çekilen bir resim. Burada bir benzin istasyonu bulunmakta.
Türkçe
Rahmetli Muhtar Ali Rauf'un dükkanı. Muhtar burasını hem bakkal dükkanı, hem muhtarlık binası ve hem de köyün postanesi olarak kullanırdı.
English
Pictured from the location of the village school shown above
English
This village coffee shop was known as Faik's coffee shop. Now it belongs to Huseyin Kaplan (Gusella)
English
This photo was taken from a place which was once known as the village square.
English
Mukhtar Ali Rauf used this shop as a grocery shop, as an office when he was the mukhtar and as a post office.

000
Türkçe
Hasan, Hüseyin Karaböceğin (Gudsugudi) kahvesinde tavla oynayanları dikkatle izlerken.
Türkçe
Dar sokaklardan biri.
 
Türkçe
Mustakkanın kebab yerindeyiz.
Türkçe
Mustakka'nın yerinde ben de vardım tabii (lacivert tişörtlü). Soldan sağa: Hasan Gazi, Mustafa Barbaros (Mustakka), ben, Hasanın eşi Fatma Gazi ve Mustafanın eşi Nezife.
English
Hasan watching a game of backgammon.
English
A narrow street.
English
Mustakka's kebab place
English
At Mustakka's kebab place I also posed for a photo(in a navy blue t-shirt).

000
Türkçe
Mustakka'nın toprak fırını.
Türkçe
Mustakka, kızı Sultanla birlikte.
Türkçe
Eskiden kilisenin bulunduğu yerin yanında iki musluklu bir de çeşme vardı. Tarla, bağ, bahçe işlerinden dönen köylüler eşeklerini, katırlarını bu çeşmenin teknesinden suvarırlardı. Yukarıdaki resimde gördüğünüz boş alan işte bu çeşmenin Gremmo yönüne (Doğuya) bakan tarafındadır. Hasan Gazi burasının çok eski bir mezarlık yeri olduğunu iddia ediyor. Buralardan çıkarttığı tabak kırıkları bu iddiasını doğrular nitelikte diye düşünüyor. Eskiden, adetmiş; ölen kişiye ait tabaklar kişi gömülürken baş tarafına konur öylece gömülürlermiş. Soru şu: Eğer Hasanın bu iddiası doğru ise, acaba burası bir Ortodoks mezarlığı mı, yoksa Katoliklere ait bir mezarlık mı? Ölen kişilerin baş tarafına tabak koyanlar hangi mezhepten olabilir? Yoksa bu o yöreye ait bir gelenek mi idi? Bu konuda Hasanın eşi Fatma ise şöyle diyor: "Köyümüzde, çanak başında patladı diye bir söz vardır. Bunu Rumca olarak söylerlerdi tabii. Belki de bu söz o zamanlardan kalmadır."
Türkçe
Eskiden mezarlık olduğu iddia edilen yerin bir önceki resmin çekildiği yönün tam tersi yönünden çekilmiş bir görünümü.
English
Mustakka's village type oven.
English
Mustakka with his daughter Sultan.

 
English
There was a fountain just before you come to the village church (pulled down in late 50s). Look towards Gremmo region (towards East direction) from this spot and you will see the place photographed above. According to Hasan Gazi this place was an old cemetary. He showed me broken pieces of very old plates digged out from here. He also claimed that these plates belonged to the person buried. He explained that it was a custom to be buried together with these plates just next to the corpse head. To support this claim, Hasan's wife Fatma Gazi added "There is a saying in our village which says: The plate was broken on her/his head"
English
The same place seen from an opposite direction to the one in the previous photo.

 

 

Copyright © 2000. Soner Arifler's Home Page. All rights reserved.
Last updated: 02/09/2002
http://arifler.mycyprus.net
e-mail: sarifler@mycyprus.net