Üç kuşaktan Lurucinalılar biraraya geldi. Pile'de gerçekleşen bu etkinlikte barış ve bağışlama ruhu hakimdi.

Daha büyük bir görüntü elde etmek için, lütfen resmleri tıklayınız.

Kucaklaşıp öpüşen iki eski dost, izleyenleri duygulandırdı.

Ya şu iki sevimli yaşlıya ne demeli. Galiba birbirlerine "sen filansın değil mi?" demeye çalışıyorlar. 

Toplantıya katılan Lurucinalı Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlardan bir grup.
27 Ocak 2002. Pile.
Resim: Soner Arifler

Toplantının başlamasını bekliyorlar.
27 Ocak 2002. Pile
Resim: Soner Arifler

Etkinlikle ilgili resimler:

Resimler 1 >>>

Resimler 2 >>>

Resimler 3 >>>

Resimler 4 >>>

Daha bir dizi eklenecek resimler var. Lütfen izlemeye devam edin.

Bu etkinlikle ilintili yazılar>>

Geçmişte birarada yaşayan Kibrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumları buluşturma projesi çerçevesinde, Lurucinalılar, Pilede, Kıbrıslı bir Türk'e ait Cyprus House Restaurant'ta buluştular. 27 Ocak Pazar günü gerçekleşen bu etkinliğe beklenilenin üstünde katılım oldu. En çok 80 kişinin gelmesi beklenilen bu toplantıya 150-200 kişi katıldı. Restoranın, biribirlerine bir kapı ile bağlantılı biri büyük diğeri küçük iki salonu vardı. Her iki salon da dolup taştı.

Sabah saat onbirde başlamak uzere planlanan toplantı oldukça gecikmeli olarak başladı. Gecikmenin nedeni ise, bu insanlarin nerdeyse 45 yıla yakın bir süredir biribirlerini göremediklerinden kimin kim olduğunu saptama çabalarıydı. Bilindiği üzere, Lurucina'lı Kıbrıslı Rumlar 1958 yılında TMTnin emirleri üzerine köyden zorla uzaklaştırılmış, komşu köy Limya'ya yerleşmeye mecbur bırakılmışlardı. 1963 yılına kadar köyün son papazı ile birkaç köylü arasıra köyü ve köylülerini ziyarete gelirlerdi. 1963 yılında  Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasında yoğunlaşan çatışma bu ziyaretlerin sonu oldu. Kimileri babalarının, kimileri ise dedelerinin adlarını vererek hatırlanmalarını veya tanınmalarını sağladılar. Biribirleriyle kucaklaşmalar, öpüşmeler gerçekten de görülmeye değer duygusal anlardı. Ayakta gruplar halinde tatlı tatlı sohbetlere dalıp, geçmişteki acı tatlı günlerinden söz ettiler. Özellikle yaşlıların oldukça duygulu, heyecanlı ve mutlu olduğu gözlemlendi. Biribirlerine anımsatacakları, anlatacakları o denli çok konuları vardı ki, zamanın geçtğinin ayırdında bile değillerdi. Katılanlar arasında sürpriz isimler de vardı. Lurucina'nın son papazı olan Babamihaili'nin üç kızı, torunları ve damatları. Gelenler arasında Yermasoya belediye başkanı Banikkos Lurucadis de vardı. Banikkos'un dedesi, Kostas isimli birisi imiş. İsimlerini veremeyeceğim daha nice Lurucinalılar bu buluşmaya gelmişlerdi. Lurucina'da halen 400 civarında bir nüfusumuz var. Bu etkinliğe Lurucina'dan gelenler Akdoğan'dan (Lisi) gelenlerden sayıca daha fazla idi. Lurucina belediye başkanı Alkan Cannur da bu buluşmada vardı ve gerçekleşmesi için etkin bir uğraş verdi.

Bu etkinliğin gerçekleşmesini sağlayanlar birer kısa konuşma yaptılar. Toplantıda hem İngilizce, hem Türkçe ve hem de Rumca konuşmalar yapıldı. Toplantıya katılanlar arasında konuşmaları anında bir dilden öbür dile çevirenlerin bulunması iletişimi kolaylaştırdı. Zaten Lurucinalıların büyük bir çoğunluğunun Rumcayı gayet iyi konuştukları bir gerçek. 

Lurucinalı Kıbrıslı Türkün konuşması ilgi ve takdir topladı. Konuşmasını "Gelecek için ilgimizi ve uğraşlarımızı farklılıklar üzerine değil benzerlikler üzerine yoğunlaştırmalıyız. Evet, her iki toplum da çok kötü günler gördü, birçok acılar yaşadı. Bunları bilelim, bilmeliyiz de. Ancak gelin, insanlık, barışma ve barış için affetmeyi de bilelim. Zaman, sabır, karşılıklı saygı, anlayış ve bağışlama her iki toplum arasında güvenin yaratılması için şarttır. "Gelin Turkiye ve Yunanistan halkları arasında gelişmekte olan barış sürecini örnek alalım." sözleriyle tamamlayan konuşmacıyı  izleyiciler hararetle alkışladı.

Bu arada her iki belediye başkanı da kisa birer konuşma yaptı. her iki taraftan katılanlardan bazıları söz alıp konuştu. Geçmişte yaşanan güzellikler yanında acıları da dile getirenler oldu. Örneğin, Kıbrıslı Türk konuşmaclardan biri, konuşması sırasında, 1963 yılında Limyalıların köyü topa tutmalarına oraya yerleşen ve köylerini o kadar çok seven Lurucinalılar neden karşı çıkıp engel olmadı diye sordu, yaşanan o acı günleri dile getirdi. Bu sözlerin her iki taraftan izleyenler arasında bir tedirginlik ve bir hoşnutsuzluk yarattığı gözlendi. Bunun üzerine bu toplantının gerçekleşmesinde temas görevini üstlenen Lurucinalı Kıbrıslı Türk tekrar söz alarak bu insanların 1958 yılında zorla evlerinden alınarak köy otobüsü ile komşu Limya köyüne bırakıldıklarını tekrar anımsattı. O dönemlerde, Kıbrıslı Türklerin TMT'si (Türk Mukavemet Teşkilatı) Kıbrıslı Rumların ise EOKA'sı vardı. Herşey bu iki örgütün idaresi ve denetiminde idi. Bu örgütlerin verdiği emirler harfiyen yerine getirilirdi. Karşı gelenler ağır bir şekilde cezalandırılır ve hatta öldürülebilirdi. Bu arada bir önceki konuşmacının sözlerinin yadırganmamasını, tam aksine tüm bunların bilinmesi, dile getirilmesi gerektiğini ekledi. Ancak önemli ve esas olanın affetmek olduğunun bir kez daha altını çizdi. 

Bu buluşmayı erken sonlandırmayı istemeyenler vardı. Masalar birleştirildi, birlikte kimileri nefis balık kimileri de geleneksel nefis şiş kebabı yedi. Ama onlar için en önemlisi, var olan dostluk havasında sürdürülen o tatlı sohbetlerdi. Geçmişten, şimdiki zamandan ve gelecekten söz ettiler. Artık ayrılma zamanı gelmişti. En erken bir gelecekte tekrar buluşmak üzere birbirlerine söz vererek Pileden ayrıldılar.

Bu arada 12 kişiden oluşan bir de koordinasyon komitesi oluşturuldu. Komite bundan sonra ne yapılabilir konusunu ele alacak.

31 Ocak 2002

 
Copyright © 2000. Soner Arifler's Home Page. All rights reserved.
Last updated: 02/09/2002
http://arifler.mycyprus.net
e-mail: sarifler@mycyprus.net