English:
Please click on thumbnails for larger size photos

Türkçe:
Daha büyük görüntü için lütfen resimleri tıklayınız.

From left to right: The mayor of Yermasoyia, Panikos Louroujatis.His grandfather was from Louroujina. In the middle, one of the daughters of Papamichael. Turkish Cypriots of the village used to refer to him as "O Babas" in Greek or "Papaz" in Turkish. His name was never mentioned.  He was the last priest of the village. On the right, Alkan Cannur, the mayor of Louroujina. 

ph8anic.jpg (49317 bytes)

Photographed by Nicos Anastasiou

Soldan sağa: Yermasoya belediye başkanı Banikkos Lurucadis. Dedesi Lurucinalı imiş. Ortada köyün son papazı Baba Mihaili'nin (veya Baba Mihalis) kızı. Lurucinalı Kıbrıslı Türk köylüler ona Rumca olarak "O babas", Türkçe olarak da "papaz" derlerdi. Adı söylenmezdi her nedense. Sağda, Lurucinanın şimdiki belediye başkanı Alkan Cannur.
Michalis, Baba Michael's grand son (on the left) and Yusuf (next to Michalis) once were close neighbours when they were very young. Next to Yusuf Baba Michael's grand daughter and on the right Baba Michael's daughter. All four used to live in the same neighbourhood. 

ph7.jpg (60644 bytes)

Photographed by:
Soner Arifler

Mişalis (solda) ile Yusuf (Mişalis'in yanında duran) çocukken ayni mahallede yaşıyorlardı. Yusufun yanında duran köyün son papazının torunu, sağdaki hanım ise papazın kızı.
Soner (left, also the owner and creator of this site. From here onwards I'll replace Soner as "I") meeting Mchalis. As soon as I arrived at the meeting place I asked whether someone called Michalis came along. "Yes he is here" answered a lady. "he is my brother". Michalis and I were happy to meet each other. We were both very young boys the last time we met. I told him about one of our memories we shared many years ago. Michalis found it difficult to remember. I was one year older than him. Here is what I told Michalis:

"It so happened that one of the festivals for Turkish Cypriots and of Greek Cypriots coincided. I was holding a small Turkish flag made of paper stuck on a thin cylindrical stick. You were holding a small Greek flag made in a similar way. You asked me to give you my flag and offered me yours." At this point Michalis interrupted and asked: "Well did I get it after all?" I said "No. I refused to give my flag away." "Anyway to continue with my story; You cried a lot and insisted that you wanted to have my flag. Your father came along and took you away. You cried all along the way home."

Now when I come to think of it, Michalis as a kid found the red colour attractive. That was probably why he asked me to give him mine in exchange of his. As for me, I cannot remember why I refused to exchange my flag with his.

After the meeting ended a group of Turkish Cypriots and Greek Cypriots sat next to each other for lunch and together had a long interesting conversation. I was sitting next to Michalis.

5 February 2002.

ph4nic.jpg (68360 bytes)

Photographed by Nicos Anastasiou

Soner, solda ve ayni zamanda bu sitenin sahibi ve yaratıcısı. Çocukken tanıdığım Mişali isimli Lurucina kökenli Kibrıslı Rum ile birlikte görünüyorum. Toplantı yerine varır varmaz, Mişali isimli birinin bu toplantıya gelip gelmediğini sordum. Hemen yanımda duran bir bayan "O benim kardeşimdir. O da burdadır" diyerek kardeşini bularak tanışmamızı sağladı. İkimiz de tekrar görüştüğümüze mutlu olduk. ben ona yıllarca önce, çok küçükken, armızda geçen bir olayı hatırlattım. Hatırlamakta zorlandı. O benden bir yaş küçüktü. Aramızda geçen olay şu idi:

"Türklerin ve Rumların bir bayramı ayni güne rastlamıştı. Benim elimde kağıttan yapılmış ve tahdadan ince bir cubuk üzerine yapıştırılmış bir Türk bayrağı vardı. Senin elinde ise benzer şekilde yapılmış bir Yunan bayrağı vardı. Sen  tutturmuş ille ki elimdeki bayrağı sana vereyim. Buna karşılik sen de bana kendininkini vermeyi teklif etmiştin." Bu noktada Mişalis "peki o bayrağı alabildim mi?" diye sözümü kesip sordu. "Hayır. O bayrağı sana vermek istemedim" dedim. "Evet hikayemize dönelim. Ben hayır olmaz diye ısrar edince sen de avazının çıktığı kadar ağlamaya başladın. Bunu gören baban yanımıza gelip duruma müdahale etti. Sen hem eve gittin hem de inatla ağlamaya devam ettin yol boyunca.

Şimdi düşünüyorum da küçük Mişalinin ilgisini çeken, belki de elimdeki bayrağın kırmızı rengiydi. Bana gelince, o bayrağı Mişali'inin elindeki bayrakla neden değiştirmek istemediğimi hatırlayamıyorum.

Toplantı bittikten sonra, bir grup Kıbrıslı Türk ve bir grup Kıbrıslı Rum hep birlikte yemeğe oturduk. Mişali ile ben yan yana oturup diğerleri ile birlikte ilginç sohbetelere daldık.

5 Şubat 2002.

Three Turkish Cypriots-old Classmates from Louroujina- posed for a photo

From left to right: Hayati Nalbantoğlu (formerly known as Yenihayat Osman), Günay Güzelgün (formerly as Günay Osman Mandai) and Adem Hüseyin. Adem did not attend the gathering. Who knows, he might have been shy for this kind of activity or he might have arrived late for this event. At the and of the meeting I met him outside the meeting place talking to the villagers and used this opportunity to take a photo of  these three friends. We were all in the same class at Louroujina Primary School and later at Louroujina Secondary School.

6 February 2002

ph10.jpg (108698 bytes)

Photographed by Soner Arifler

Sınıftaşlar Pilede objektifin karşısında

Soldan sağa: Hayati Nalbantoğlu (eski adı ile Yenihayat Osman), Günay Güzelgün (eski adı ile Günay Osman Mandai) ve Adem Hüseyin. Ancak Adem toplantıya katılmadı; kimbilir belki de çekinmiştir böylesi bir sosyal etkinliğe katılmaktan, veya toplantıya geç gelmiş de olabilir. Toplantı sonunda onu toplantının yapıldığı lokantanın dışında köylülerle konuşurken görünce bir hatıra resmi çektim. Hayati, Günay, Adem ve ben ilkokul ve ortaokulu Lurucina'da ayni sınıfta okumuştuk.

6 Şubat 2002

 
Copyright © 2000. Soner Arifler's Home Page. All rights reserved.
Last updated: 02/09/2002
http://arifler.mycyprus.net
e-mail: sarifler@mycyprus.net